Hipnoz

Bu sayfa sadece bilgi vermek içindir.

Birçok çalışmada kronik ağrılarda hipnozun etkili olduğu görülmektedir. Kanser ağrıları dahil, sırt ağrıları, eklem ağrıları, orak hücreli anemiye bağlı ağrılar, yüz bölgesindeki ağrılar, boyun ağrıları, fibromiyalji, periferik nöropati ve jinekolojik ağrılarda hipnoterapi ile istatistiki olarak anlamlı derecede azalmalar saptanmıştır. Hipnoterapi yanında bu hastalarda kendi kendine hipnoz yönergeleri de tavsiye edilmektedir.

Solunum Hastalıklarında Hipnoz:

Hipnoz çeşitli akciğer rahatsızlıklarında kullanılmakla birlikte özellikle astım için yapılmış çalışmalar mevcuttur. Hipnoz ile, astımın sıklığı ve belirtileri, astımla ilgili korkuların giderilmesi, akut astım ataklarının yönetimi ve ilaç kullanımının azaltılması gibi, daha çok astımın sübjektif yönlerinde yararlı etkiler alınmıştır. Kendi kendine hipnoz ile rahatlama mümkündür.

Gastrointestinal Rahatsızlıklarda Hipnoz:

Mide, bağırsak, yemek borusu hastalıkları içinde hipnoz – hipnoterapi ile en kapsamlı çalışılan hastalık huzursuz bağırsak sendromudur. Yapılan araştırmalarda standart tıbbi tedavilere bile yanıt vermeyen huzursuz barsak sendromu (İBS) hastalarında hipnoz tedavisine %85 civarında yanıt alındığı görülmektedir. Karın ağrısı, kabızlık ve şişkinlik şikayetleri büyük oranda gerilemektedir.

Dermatolojik Rahatsızlıklarda Hipnoz:

Hipnozun özellikle kaşıntı, egzama, akne, nörodermatit, skleroderma, siğiller ve sedef hastalığında etkili olduğu bilinmektedir. Birçok cilt hastalığının başlangıcında ve alevlenmesinde stresin rolü fazladır. Ayrıca cilt rahatsızlıkları utangaçlık ve sıkılganlıkla da ilişkili olup, anksiyete, depresyon ve sosyal içe kapanmaya neden olabilir. Özellikle ego güçlendiren hipnoterapötik teknikler burada işe yararlar.

Kanserlerde Hipnoz:

Kanser hastalarında, kanserin anksiyete, depresyon, umutsuzluk hissi gibi ikincil etkileriyle ve kanserle mücadelede motivasyon arttırmak için hipnoz kullanılabilir. Özellikle hastanın kendi fiziksel ve biyolojik kaynaklarını harekete geçirmekte hipnozun olumlu etkileri olmaktadır. Kemoterapinin bulantı, kusma gibi yan etkilerini gidermede de hipnoz tercih edilebilir. Hipnozun fizyolojik süreçleri ve bağışıklık sistemini uyarması kuvvetle muhtemel olup, daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Psikiyatrik Hastalıkların Tedavisinde Hipnoz:

Ruhsal hastalıkların tedavisinde hipnoz antik Yunan zamanından beri kullanılsa da 18 ve 19. yüzyıldan itibaren psikiyatri ile iç içe geçmiştir. Dissosiyatif bozukluklar ve somatoform bozukluklar hipnozun tedavide kullanıldığı ilk psikiyatrik hastalıklardır.

Anksiyete Bozuklukları Tedavisinde Hipnoz:

Anksiyete bozukluklarında fizyolojik tepki, uygunsuz bilişler ve kaçınma davranışları olmak üzere üç temel mekanizma vardır. Modern hipnoterapide bu mekanizmalar göz önüne alınarak hipnoz ile bilişsel davranışçı terapi birleştirilir. Bundan dolayı bu tedavi yaklaşımına bilişsel davranışçı hipnoterapi de denmektedir.

Hipnoz tedavisi ile anksiyeteye bağlı fizyolojik tepkiler azaltılabilir. Hem kendi kendine hipnoz ile hem de terapi sırasında derin rahatlama ve gerginlik yaratan hislerden kurtulma mümkündür. Ayrıca hipnoz ile olumlu duygular harekete geçmekte, kendine güven ve yeterlik hislerinde artış sağlanmakta, kendi kendini kontrol duygusu güçlenmektedir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavisinde Hipnoz:

Post travmatik stres bozukluğu olan hastalar diğer hasta gruplarına göre hipnotik önerilere daha açıktır. Bilişsel, maruz kalma ve psikodinamik terapilerde yardımcı unsur olarak hipnoterapi gönül rahatlığıyla tercih edilebilir.

Bilişsel yeniden yapılandırma, duygusal dışa vurum ve ilişki yönetimini içeren son yaklaşımlarda ise yüzleşme, itiraf, teselli, yoğunlaşma, konsantrasyon, bilinç, kontrol ve uyumu içeren sekiz prensip çerçevesinde hipnoterapi yapılmaktadır.

BUNLARIN DIŞINDA KALAN BAZI HASTALIKLAR: Alerjik cilt rahatsızlıkları, obezite sorunu ve astım gibi problemler söz konusu olduğunda da hipnoterapi yönteminden faydalanılabilir.

YASAL UYARI: Bu sayfanın içerikleri ziyaretçilerini bilgilendirme amaçlı kurulmuş olup, sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi ve reçete bilgisi taşımaz. Sayfa sağlıkla ilgili yer verdiği tüm konularda öncelikle en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenebileceğini savunur. Sayfada konu olarak geçen tüm yöntemler kamuoyuna bilgi vermek amaçlı paylaşılmış olup, bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu sayfa sorumlu tutulamaz. Paylaşılan bilgilerin ilgilisi tarafından kullanılması Dr. Zafer YILMAZ ile hasta - doktor ilişkisini doğurmaz. Tüm sayfa ziyaretçileri yasal uyarıyı kabul etmiş sayılır.